5 Kasım 2007 Pazartesi

Project Gotham Racing 4

Project Gotham Racing serisini Xbox'ı olan olmayan birçoğumuz bilir. Özellikle büyük bir araba yarışı sever iseniz bilmemeniz çok zor. En son PGR 3 ile bizi zevkin ve görsel şölenin zirvesine çıkartan Microsoft ve Bizarre Creations, geçen hafta piyasaya sürdükleri çok beklenen PGR 4 ile zirveye bir kaç basamak daha ekliyor.

Uzun zamandır takip ettiğim PGR 4'ün beni en çok heyecanlandıran tarafı biraz daha geliştirilmiş grafiklerin ve bir iki yeni arabanın dışında gerçekçi hava şartları idi. Açıkçası oyunu ilk aldığımda direk yaptığım şey custom bir yarış yaratıp hemen o ıslak asfalta her zaman favorim olan beyaz bir Lamborghini Gallardo ile atlamak oldu. İlk kez, yağmurlu havada yolda olmaktan bu kadar zevk aldım diyebilirim. Neredeyse hiç bir detay atlanmamış. En sevdiğim sürüş pozisyonu kokpit olduğundan hemen ona geçtim. Cama vuran yağmur damlaları ve sileceklerin yarattığı izler mükemmel. Hele hızlandıkça arkaya doğru kaçan ve ışığa göre yansıma yapan damlalar daha da mükemmel. Islak olunca farları ve diğer şeyleri yansıtan asfalt ise oyuna çok iyi bir derecede aktarılmış. Neredeyse kusursuz diyebilirim.

Yağmurdan başka, özel yarış ayarlarken bir çok sayıda hava şartı kombinasyonu seçebiliyoruz. Parçalı bulutlu, parçalı bulutlu ve yağmurlu, fırtına, sadece ıslak zemin ve kapalı hava, kar, buz, hafif ve güçlü kar yağışı ve bunların günün herhangi bir zamanındaki seçmek elimizde. Kardan bahsetmek gerekirse, yağmur kadar süper heyecanlandırmasa da yinede oyuna yeni grafik teknolojileri kullanılarak çok güzel aktarılmış. HDR ışık efekti (high dynamic range) ile hava açık iken yoldaki karların güneşten dolayı yansıması ve gözümüzü alması gayet güzel bir hava katmış diyebilirim. Karlı havada oynarken eğer oynadığımız bölümde mümkün ise yol gerçekten bayağı bir karla kaplı oluyor. Bu gerek sürüşe gerekte seslere kadar yansıyor. Çoğumuz karlı havada giden bir arabanın lastiklerinden gelen sesleri biliriz. Sesler gayet gerçekçi.

Oyunun oynanışında bir kaç yenilikten başka bir şey yok dersek yanlış olmaz. Yeni ama aynı temalı pistler New York, Londra, Quebec, St. Petersburg gibi ünlü şehirleri içeriyor. Shangai�ı özellikle şehir ışıklarıyla çok güzel detaylandırmışlar. Eski PGR 3�e nazaran bu sefer kariyer modunda karşımızda bir takvim var. O gün hangi yarış varsa onları yapabiliyor, bitirince diğer güne geçiyoruz. Menüdeki görsellikten başka fazla bir yenilik getirmediği kesin.



Oyunda bildiğiniz gibi para yerine Kudos dediğimiz PGR parasını yarış boyunca karizmatik hareketler yaparak veya ilk sıralarda bitirerek kazanıyoruz. Ne kadar çok drift, o kadar çok Kudos kavramı, rahat yarışlarda hep kafamızın bir kenarında olmalı. Oyundaki zorluğu ne kadar yükseltirsek, Kudos kazanmak ve ilk sıralarda yarışları bitirmek zorlaşıyor. Fakat gözüme çarpan şey kolay mod ile normal mod arasında dağlar kadar fark olması. Kolay mod neredeyse hile yapmak kadar kolay kudos kazandırıyor. Normal modda ise yarışı birinci bitirmek bazen gerçekten zorluyor.

PGR 3�te garajımıza olan bağlılığımız bu sefer biraz azalmış. Mesela her oyun öncesi garajımıza geçip araba seçmiyoruz. Artık yarıştan önce bize ufak bir araç listesi veriliyor ve bizde istediğimizi seçiyoruz. Listede bulunan gruba göre bazı lüks araçlar kilitli. Onları ise sahip olduğumuz kudoslarla açabiliyoruz. Eskisi gibi araçları alıp garajımıza koymak yerine, artık garajımızda olan arabalar harici yine listeden seçtiğimiz arabalarla da yarışa katılabiliyoruz. Dolayısıyla garaja o kadar da bağımlı değiliz.

0 yorum: